Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hakkında Genel Bilgiler

  • Anasayfa
  • /
  • Ceza Hukuku
  • /
  • Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hakkında Genel Bilgiler
Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hakkında Genel Bilgiler
Ceza Hukuku
Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Hakkında Genel Bilgiler

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedir, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun cezası nedir?

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu Türk Ceza Yasası 114. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre bir kimseye karşı;

a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,

b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,

zorlamak amacı ile, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suç için yargılama yapmaya görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde ise, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Madde metninde, bir takım siyasi hakların kullanılmasını engelleme fiilleri suç olarak tanımlanmıştır. Bu hareketlerin suç olarak tanımlanmasının amacı, kişilerin siyasi hak ve hürriyetlerini güvence altına almaktır.

Bu yasal düzenleme ile, daha önce yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 174. maddesinden farklı olarak, hangi hakların siyasi hak olarak nitelendirildiği belirtilmiştir. Böylece önceki düzenlemede hangi haklar olduğu tam olarak açıklanmayan siyasi haklar ibaresi nedeniyle oluşan belirsizlik ortadan kaldırılmıştır.

Bu suç, siyasi haklarını kullanması engellenmiş kişilere karşı işlenemez. Yine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığı için bu hakları kullanamayan yabancı kişilere karşı bu suçun işlenmesi de mümkün değildir.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu ile korunmak istenen hukuki değer

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu ile korunmak istenen hukuki değer, birinci fıkra açısından, bir kimsenin bireysel olarak bir siyasi partiye girme veya girmeme, faaliyetlerine katılmak veya katılmamak, seçim yolu ile gelinen bir kamu görevine aday olma ve o görevden ayrılma iradesidir. Yani bireysel siyasi hakların kullanılması özgürlüğüdür. İkinci fıkra açısından ise Anayasa ile güvence altına alınan siyasi partilerin faaliyet özgürlüğüdür.

Suçun maddi unsuru

Suçun birinci fıkrada açıklanan halinin maddi unsuru, cebir ya da tehdit ile bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya yahut katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlanmak, seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamak için veya seçildiği görevden ayrılmaya zorlanmaktır.

Failin bu amaçla cebir ve tehdide başvurması yeterli olup, ayrıca bunun sonucunda, yukarıda sayılan hakların kullanılmasının engellenmiş olması gerekmez. Engelleme eyleminin cebir ve tehditle gerçekleştirilmesi gerektiğinden, bu suç, bağlı hareketli bir suçtur.

İkinci fıkradaki halinin maddi unsuru ise cebir veya tehdit ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, mevzuata uygun olarak kurulmuş bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesidir.

Bu suçun oluşumu için birinci fıkradan farklı olarak hakkın kullanılmasının engellenmiş olması gerekir. Siyasi partinin faaliyetinden maksat, siyasi partilerin mevzuata ve tüzüklere uygun olarak gerçekleştirdikleri her türlü faaliyettir.

Suçun faili ve mağduru

Suçun faili herkes olabilir. Ancak TCK 119/1-c maddesi uyarınca suçun kamu görevlisi tarafından ve kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi halinde ceza artırılacaktır.

Birinci fıkrada düzenlenen suçun mağduru herkes olamaz. Ancak, gerçek kişinin on sekiz yaşını bitirmiş, Türk vatandaşı olması, aynı zamanda bu kişinin kamu görevlisi olmaması ve siyasi hakları kullanmaktan yasaklı bulunmaması, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 11. maddesinin 2,3,4 fıkralarında sayılan suçlar ile terör eyleminden mahkum olmamış olması gerekir.

Ayrıca TCK 53. maddesi uyarınca bir suça mahkumiyetin sonucu olarak failin belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması durumunda da bu süre içerisinde bu kimselerin bu suçun mağduru olma imkanı bulunmamaktadır.

İkinci fıkrada düzenlenen suçun mağduru ise siyasi partilerin yöneticileridir. Suçtan zarar gören de siyasi partilerdir. Siyasi Partiler 2860 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca bildirim ve belgelerini İçişleri Bakanlığı’na vermeleri ile birlikte tüzel kişilik kazanır. Siyasi partilerin tüzel kişilik kazanmaları yeterli olup, seçime katılma yeterliğine sahip olmaları gerekli değildir.

Cezayı artıran nedenler

Suçun;

a) Silahla işlenmesi,

b) Kişinin kendini tanınmayacak bir hale koyması sureti ile işlenmesi,

c) İmzasız mektupla veya özel işaretle işlenmesi,

d) Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi,

e) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

f) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi

durumunda TCK 119. maddesi uyarınca ceza bir kat artırılacaktır.

İçtima, iştirak ve suça teşebbüs

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun aynı kişiye ya da siyasi partiye karşı değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi veya bir hareketle birden fazla kişiye yahut siyasi partiye karşı işlenmesi durumunda zincirleme suç ve aynı neviden fikri içtima hükümleri uygulanacaktır. Yine bu suça iştirak ve teşebbüs mümkündür.

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu avukat istanbul

Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, ceza avukatı istanbul ve benzeri konularla ilgili her türlü hukuki danışmanlık ve talepleriniz için ofisimize ait 0850 4201155 numaralı hattımızdan ofisimize ulaşabilirsiniz.

 

 

Önceki
Sonraki